Girişimci Başarı Hikayesi

Girişimci Başarı Hikayesi

Bakıldığı zaman girişimcilik adına gerek Türkiye olarak, gerek ise de dünya çapında insanların oldukça verimli bir şekilde çalıştığını ve aynı zamanda da ortaya güzel işler çıkarttığını görebiliyoruz. Girişimci olmak, son zamanların en popüler olaylarından birisi haline gelmiş ve aynı zamanda herkes tarafından yapılan, yeni bir macera olarak anılmaya başlanmıştır. Ne var ki; macera gözüyle bakılmasının sebebi, kimi zaman çok başarılı olan insanlar bulunurken, kimi zamanlarda ise; hüsrana uğrayan insanların oluşudur. Böyle bir macera herkesin harcı olmamakla beraber, insanın kendisine oluşan güveni de ifade etmektedir. Eğer bir girişimci olmak istiyorsanız; çeşitli girişimci başarı hikayesi hakkında bir şeyler bilmeniz ve hiç kimsenin bu başarıyı boş yere elde etmediğini görmeniz gerekmektedir.

Howard Schultz adlı girişimciden bahsedeceğiz. Hikayesi tamamıyla gerçek olmakla birlikte aynı zamanda ilham verici de diyebiliriz. Hiçbir zaman pes etmemek gerektiğini ve insanın istedikten sonra her şeye kolaylıkla sahip olabileceğini de en açık bir şekilde gözler önüne seren bir hikayesi var. 

Schultz, babası kamyon şoförü olan bir çocuktur. Her zaman için gözü yükseklerde olmuş ve aynı zamanda yaşadığı hayatı, sanki başından beri benimseyememiş bir hali bulunmaktadır. 

Bu şartlar altında, her zaman için bulunduğu hayattan kendini yukarıya çekmek istemiştir ve spora olan ilgisi ve başarısı onu;  Northern Michigan Üniversitesi’nde futbol bursu kazanmasını sağlamıştır. Daha sonrasında iletişim bakımından da eğitimini tamamlayan Schultz, Xerox'da çalışmaya başlamıştır. O zamanlarda Starbucks pek de meşhur olmayan ve sadece 4 dükkanı bulunan bir işletme olmaktadır. 3 ortağı bulunan Starbucks aslında ticari amaçla değil, sadece insanlara kahveyi sevdirmek amaçlı açılmıştır.

Schultz, bir iş ziyaretine gider ve orada bir kahve dener ve o kahveye neredeyse aşık olur. Bizde bunu yapabiliriz fikriyle ülkesine dönmüş olsa bile; ortakları bu durumu pek olumlu karşılamazlar. Aynı zamanda Schultz büyümeyi de ortaklarına bir teklif olarak sunduysa bile; maalesef bu riski göze almamışlar. Daha sonrasında ise ortakları uzun bir süreden sonra ikna eden Schultz, hissedarlarında 4 milyon dolar gibi bir para daha toplayarak, yalnızca 34 yaşında dünyanın en ünlü girişimcilerinden birisi olmuştur. Eğer o zamanlarda vazgeçmiş olsaydı; belki de şu an Starbucks gibi bir yer Türkiye'de dahi olmayacaktı. İyi bir girişimci olmak, çoğu zaman vazgeçmemeyi gerektirmektedir.